Yukarı Tekke'den şehre bakmak | Sivas.im : Sivas Gezi Rehberi


Mis Döner neden kapandı?

Sivas Düğün Fotoğrafçısı açıldı

Sivas Termal Fiyatları

Sivas’ta ucuz oteller ve fiyatları

Yukarı Tekke’den şehre bakmak

Gezi 06 Ekim 2012
96 views

Bilal Kemikli tarafından kaleme alınan Yukarı Tekke’den şehre bakmak isimli makale de Sivas’ın tanıtımı yapılıyor.

Benim iki cihan içre muradım ol Huda’dandır
Ümidim raz-ı mahşerde Muhammed Mustafa’dandır*

Yukarı Tekke’yi ilk ziyaretim altıncı sınıfın ikinci dönemine rastlar. Hatırladığım kadarıyla, 1979’un Mayısı olmalıydı, baharın cezbedici havasına kapılarak birkaç kafadar dersleri asıp Yukarı Tekke’nin yolunu tutmuştuk. Amacımız; gayet masumane bir halde, bir kaç gün sonra yapılacak matematik yazılısında başarılı olmak için Türbe’de dua okumak ve dilek taşı tutturmaktı. Oraya vardığımızda yaptığımız duanın kabul edileceğine dair inancımız tamdı. Ã?ünkü dilek taşımız Türbe’nin duvarına yapışmıştı.

Bir halk inanışından öteye gitmeyen bu taş yapıştırma hadisesinin teolojik boyutunu daha sonraki dönemlerde ‘batıl inanç’ olarak öğrendiğimde, yaşadığım bu ilk tecrübem hafızamda hiç silinmeyecek şekilde yer edecekti. Nitekim o dönemde bizim için önemli bu matematik yazılısından çok ileri seviyede olmasa da iyi bir not almıştım.

Sonra ‘bir Fatiha üç İhlas’ okuyarak bütün inanmışlar başta olmak üzere özellikle bu kutsal mekanın sahibinin ruhuna bağışladığım lise öğrenciliğim döneminde, evde kalmış kızlarının nasibinin açılması için dilek taşı tutturan teyzeleri görür biraz da istihzaya varan bir tavırla dualarına amin derdim. Gençliğin verdiği muziplikle ettiğimiz bu dualarımız kabul edildi mi?

Her tutan taşa mukabil kızların bahtı açıldı, beyaz atlı prensleri çıkıp onları kafdağına çıkardı mı? Elbette bu soruların cevaplarını bilemiyorum; ama Yukarı Tekke’nin halkımız için hala bir sığınma ve güven kapısını ifade ettiğine tanık oluyorum. Modern zamanların insanı için bu kapı pek bir anlam ifade etmese de halk nezdinde izahı gayr-ı kabil anlamlara sahip olduğu açıktır.

Diğer hemşehrilerim gibi Kurban Bayramı arifesinde Yukarı Tekke’yi ziyaretimde Caminin önünde Şehit Anaları Derneği adına satılan bir kitap beni Yukarı Tekke hakkında böyle bir düşünce iklimine aldı götürdü. Söz konusu kitap orta öğreniminde Türkçe öğretmenim olarak Türk dili ve folklorunu sevmemize zemin hazırlayan hocam Kutlu Özen ile Necati Demir’in imzasını taşıyordu.

Hepimizin bildiği gibi Sivas’ın manevi sahibi ve dini-sosyal tarihimiz içerisinde önemli bir kişilik olan Abdu’l-Vahhab-ı Gazi ve Anadolu’nun Türkleşmesi-İslamlaşması sürecinde menkıbevi bir konumu haiz Horasan Erlerini konu edinen bu kitap bir akademisyenden öte bir Sivaslı olarak bana farklı duygular yaşatmıştır.

Sivas’ı Altıncı Şehir yazarının gözüyle seyretmek sonra onu Revak’ta zeyl yazan Haluk Çağdaş’ın müşahedeleriyle zengin bir tabloya dönüştürmek, arkasından bu tabloyu Saim Savaş, Ömer Demirel ve Doğan Kaya’nın gayretleriyle bilimsel zemine taşımak Sivas’ın dışında yaşayan biz Sivaslı’lara farklı bir zevk vermektedir.

Modern zamanların insanı her şeyi hoyratça kullandığı gibi içinde yaşadığı ve her metrekaresinde kimi hatıraları olan şehri de hoyratça ve umarsız bir eda ile yaşamaktadır. O bütün diğer varlıklar gibi şehri nesnelleştirerek tüketmenin peşindedir. Akdeğirmen’de Sularbaşı’nda ve öteki eski mahallelerde kutu kutu dairelere ve paraya dönüştürülen konakların serencamını müdrik ehl-i vukufun böylesi bir bilinçle şehir ve insan arasındaki uçuruma işaret edici mahiyette te’lifleri, her şeye rağmen bir kadirşinaslık değil midir?

Yukarı Tekke’yi bu duygularla okumak isteyişimden bu güne aylar geçti. Tekkeyle ilgili duygularımı değişik zamanlarda farklı açılardan olaya bakarak not ettim. Kütüphanemdeki Sivas kitaplarının ilgili bölümlerini okudum. Sonra oturup şehre o muhkem tepeden bakarak birşeyler yazacağımı tasarladım; ama nafile, hiç de düşündüğüm gibi olmadı.

Taşları verine koyamıyordum: Yukarı Tekke… Abdulvahab-ı Gazi… Sivas! Bir ara yazmak zorunda olmadığım kanaatine kail oldum. Tecrübe ettiğim bir kısım duygularım vardı ve bunlar benim en mahrem zenginliklerimdi, yazarak bu mahremiyeti ortadan kaldırmış olabilirdim. Bu düşünceyle de masamın başına oturarak Tekke’den şehre bakmaya çalışmadım değil. Ancak her bakışta farklı bir manzaraydı seyrettiğim.

Önce Hıra’da mağarada yaşanan halvet geldi aklıma. Hıra’da bulunan bu kutlu halvetgahda Mekke’yi seyretmek; şehirden uzak ama şehre şahdamarından daha yakın olmak! çünkü şehirlerde insanlar gibidir; onların da bünyevi bir çehrelerinin olduğunu söylemek güç değildir.

Hıra şehirden şehirlerin efendisine ulaşmanın, daha doğrusu şehri bünyevi çehresiyle okumanın adıdır. Sonra Salih Peygamber’in şehri olarak kabul edilen Petra’da bulunan manastır aklıma geldi. Petra’da şehir merkezinin çok yukarısında bulunan bir yamaca tırmanarak Salih, Musa ve Harun peygamberlerin üzerine bastığı topraklardan geçerek manastıra ulaşıyorsunuz. Manastır bulunduğu konum itibariyle Hira’da bulunan halvetgahla aynı fonksiyonu ifa ediyor olmalı; mevcuttan uzak mutlak varlığa daha yakın bir hayati tecrübeyi yaşamak ve böylece erdemin o kutlu hazinesine tanık olmak! Ve Ankara’da Hüseyin Gazi’nin makamı…

İşte Abdulvahhab-ı Gazi’yi böylesi kutsal bir okuyuşla anlamlandırmak güç değildir. Bu yol, yani şehrin muhkem yerinde konaklayarak halvetin lezzetini tatmak; peygamber, hekim ve velilerin yolu olmalıdır, Bu gözle bütün bir Anadolu’yu gözlemlemiş değilim; ancak, eski Anadolu şehirlerinde benzer bir tablonun mutlaka var olduğunu sanıyorum. Türk İslamı içerisinde gelişen ve Yesevilik yolu olan Nakşilik’teki ‘halk içinde Hak’la olmak’ ilkesinin buradan neş’et ettiğini söylemek mümkündür.

Bugün Tekke’nin halk nezdinde Abdulvahhab-i Gazi’nin menkıbevi kişiliği ve bir sığınma yeri olmasının yanında hayat ve ölümün kesiştiği yer olarak tebarüz eden bir yönünden de bahsedebiliriz. Hayat ve ölüm arasında ne türden farklılıkların olduğu ya da olmadığı hususunda ne teolojik ve ne de felsefi irdelemelere girmeden öte Sultan Şair Muhibbî’nin,

Olsa kumlar sayısınca ömrüne haddü aded
Gelmeye bu şehre-i çerh içre bir saat gibi,

beytiyle özetlenen gerçeği en iyi buradan görmek mümkündür. Bundan olsa gerek, biz diri olduğunu sanan insanlar için buradan şehre bakmak zordur. Nitekim Kurban bayramı arifesinde karar verip de aylar sonra kaleme alınan bu yazının böylesine metafizik bir tecrübeyi doğruladığını söyleyebilirim. Ã?ünkü daha önceki zamanlarda bu satırların yazarının yakınlarında olmakla birlikte yokluğuyla öylesine müesir duygular yaşadığı bir akrabasının burada medfun bulunmadığını; ancak daha yakın bir zamanda sevgili babası Ã?ayboyu Köyü imamlarından Ahmet Hoca’nın dâr-ı beka’ya intikali ve Abdulvahhab-ı Gazi hazretlerinin komşusu olarak mekan tuttuğunu ifade etmeliyiz. Şimdi burada diğer hemşehrileri gibi yazar da dini, sosyal ya da kültürel tarihten ziyade sebeb-i hayatı olan merhum pederinin vesilesiyle kişisel tarihinin önemli bir noktasında durduğunu bilmektedir. Bu itibarla Sivas’ın Yukarı Tekke’de özetlendiğini söylemek güç değildir.

Evet, Yukarı Tekke’den Şehir’e bakmak; zamanı, dünü bugünü ve yarınıyla üç boyutlu olarak anlamlandırmaktır.

* Abdulvahhab-ı Gazi türbesinde makberin başında bulunan tablolardan birinden alınmıştır.

En çok bunlar arandı

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İlginizi Çekebilir
Sızır Şelalesi nerede, Nasıl gidilir?

Sızır Şelalesi nerede, Nasıl gidilir?

29 Haziran 2016
5.847 views
Sivas Sıcak Çermik Kaplıcaları

Sivas Sıcak Çermik Kaplıcaları

07 Haziran 2016
8.058 views
Gürün Gökpınar Gölü

Gürün Gökpınar Gölü

04 Mayıs 2016
1.746 views
Sivas Termal ve Yaşam Merkezi

Sivas Termal ve Yaşam Merkezi

20 Nisan 2016
3.837 views
Sivas’ta gezip görülecek 15 yer

Sivas’ta gezip görülecek 15 yer

28 Kasım 2015
14.693 views
Sivas otelleri; Sivasotel.com’da.

Sivas otelleri; Sivasotel.com’da.

15 Kasım 2015
658 views
Bunlar da var!
Sivas Kale Camii

Sivas Kale Camii

22 Ağustos 2011
123 views
Kış Resimleri – Kış Manzaraları

Kış Resimleri – Kış Manzaraları

06 Aralık 2012
597 views
Köse Dağı

Köse Dağı

11 Kasım 2011
2.534 views
Suşehri Şehr-i Su Festivali 2013

Suşehri Şehr-i Su Festivali 2013

07 Temmuz 2013
276 views
Sivas 4 Eylul Oteli Fiyatları

Sivas 4 Eylul Oteli Fiyatları

16 Nisan 2012
55 views
13. Uluslararası Kangal Festivali

13. Uluslararası Kangal Festivali

10 Temmuz 2011
190 views
Şarkışla Göl Gazinosu

Şarkışla Göl Gazinosu

06 Haziran 2012
621 views
Gürün Gökpınar Dalışları

Gürün Gökpınar Dalışları

28 Temmuz 2011
239 views
Yandex.Metrica