XIX. Yüzyılda Sivas'ta beş Amerikalı misyoner | Sivas.im : Sivas Gezi Rehberi


Mis Döner neden kapandı?

Sivas Düğün Fotoğrafçısı açıldı

Sivas Termal Fiyatları

Sivas’ta ucuz oteller ve fiyatları

XIX. Yüzyılda Sivas’ta beş Amerikalı misyoner

Gezi 02 Ekim 2012
130 views

Misyonerlik, Hz. İsa’nın çarmıha gerilip göğe kaldırılmasından sonra Havarileri tarafından Hıristiyanlığı yaymak amacıyla oluşturulan dinsel bir yapılanmadır. Hz. İsa’nın Havarilerine, “Gidiniz! Gerçeği (Kutsal Kitabı) onlara anlatınız.” şeklindeki buyruğu, misyonerliğin temel gerekçesi olmuştur. Dolayısıyla misyonerlik faaliyetlerinin başlangıçtaki yegâne amacı, Hıristiyan olmayanları Hıristiyanlığa davet ederek, bu dini geniş kitlelere yaymak ve İncil’i öğretmekten ibarettir.  Misyonerlik, ilk Havariler döneminden günümüze kadar geçen evriminde, esas itibarıyla Hıristiyanlığı yaymak amacını korumakla birlikte, insanları sadece Hıristiyanlığa davet etmekle yetinmemiş, belirli mezheplere yönlendirme gayesi de gütmüştür. Daha sonraki dönemlerde, özellikle XIX. yüzyılın başlarından itibaren misyonerler, politik güç merkezi olan kimi ülkelerin emperyalist amaçları doğrultusunda az gelişmiş ülkelere giderek, hamileri oldukları ülkelerin çıkarlarını koruyacak taraftarlar oluşturmak, kültürel alanda etki yapmak gibi siyasî, iktisadî ve kültürel amaçlara yönelmiştir. Başka bir ifade ile misyonerliğin esas amacı olan dinsel propaganda işlevi, adı geçen yüzyıldan itibaren ikinci planda yer almaya başlamıştır.  İstanbul’un Türkler tarafından alınmasından itibaren İngiltere ve Fransa gibi politik güç merkezleri, Türkleri Avrupa ve Anadolu’dan atmak gayesi ile bir yandan aralarında yeni haçlı ittifakları oluştururken, bir yandan da Anadolu içlerine misyonerler göndermeye başlamışlardır. Ne var ki, Osmanlı topraklarında misyonerlik faaliyetlerinin sistemli ve yoğun olarak gerçekleştiği dönem, kuşkusuz XIX. yüzyılın ortalarına doğru başlayan dönemdir. Zira, XIX. yüzyılın birinci yansından sonra Osmanlı İmparatorluğu, Avrupa’daki güç odakları nezdinde “Hasta Adam” konumundadır. Başta İngiltere, Fransa ve daha sonra da Amerika gibi ülkeler, Hasta Adam’ın vefatı sonrasıyla ilgili hazırladıkları planlar çerçevesinde Osmanlı topraklarına, yoğun bir şekilde “ileri karakolları”, “silahsız akıncıları” gözüyle baktıkları çok sayıda “misyonerler” de göndermişlerdir.  Bu yazıda, XIX. yüzyılda Fransız, İngiliz ve Amerikan misyonerlerin akınına uğrayan Sivas ve kazala-rındaki misyonerlik faaliyetleri içinde, sadece Amerikan misyonerlik faaliyetleri incelenecektir. İncelemeye kaynak olarak, 1873-1899 yılları arasında yörede misyonerlik yapan beş Amerikalıdan biri; Albert Hubbard ve eşi Emma’nın 1991 yılında Amerika’da yayımlanmış hatıralarım içeren “The Hub-bards of Sivas”1 (Sivas’ın Hubbardları) başlıklı kitabı ve Amerikalı misyonerlerin Sivas’ta kaldığı süreçte bu şehre gelen yabancı seyyahların seyahatnameleri alınmıştır.  XIX. Yüzyıla Son Çeyreğinde Sivas’taki Amerikan Misyonerlik Teşkilatı ve Çalışma Stratejileri Sivas, Orta Anadolu’yu Karadeniz, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’ya bağlayan ana yollar kavşağında, stratejik öneme sahip, gerek Antik dönemde, gerekse Bizans döneminde içerisinde önemli dinsel mabetlerin2 bulunduğu eski bir yerleşim birimidir.  Sivas, tarihte ender görülecek şekilde bir başka şehirle “takas” olayı yaşamış;3 1021 yılında bugünkü Van yöresindeki Vaspurakan Eyaleti’nin Ermeni kralı Senekerim, Doğu’dan gelen Türk akınlarına karşı koyamayınca, Bizans Imparator’u II. Basil’e başvurarak ikamet ettiği Vaspuragan’ı Anadolu’nun emin bir coğrafyasında bulunan Sebastia (Sivas) ile takas etmiştir. Kral Senekerim, yaklaşık 15. 000 kişilik tebaası ile gelip Sivas’a yerleşmiş, fakat kısa bir süre sonra Türk akıncıları Anadolu içlerine kadar girip Sivas’ı ele geçirmiştir. Dolayısıyla Sivas’ın Türkler tarafından ele geçirilmesiyle yörede yaşayan Ermeni ve Rumlar azınlık durumuna düşmüştür.  Sivas’ın, tarihindeki takas olayı nedeniyle Anadolu’daki diğer şehirlere oranla önemli sayıda Hıristiyan nüfusa4 sahip olması, Avrupalı ve Amerikalı misyonerlerinin yoğun olarak bu şehirde faaliyet göstermelerinde önemli bir etken olmuştur. Dolayısıyla Sivas’ta faaliyet gösteren misyonerlerin hedef kitlesi Müslümanlardan ziyade Ermeni ve Rumlardır. Anadolu’da yaşayan Müslümanların din değiştirip Hıristiyan olmaları ise misyonerler için kuşkusuz nihai hedeftir.  Sivas’taki Amerikan misyonerlerin genel çalışma stratejileri, ilk planda yörede yaşayan azınlıklarda “cemaat şuuru”nu canlı tutmak, onlara yalnız olmadıklarını, gerektiğinde kendilerine sahip çıkacak güçlü hami ülkelerin bulunduğunu hissettirmek, Avrupa ve Amerika kamuoyunu, “Osmanlı topraklarında yaşayan azınlıkların Müslüman ahali tarafından katledildikleri” yönünde propagandalarla Türkler aleyhine kışkırtmak ve yörede yaşayan farklı mezheplerden Hıristiyan ahaliyi “Protestan” mezhebine davet etmek üzerine kurulmuştur. Misyonerler bu tip faaliyetlerini Sivas’taki Ermeni Kilisesi içerisinde, konsolosluklarda, sağlık ve eğitim kurumları bünyesinde sürdürmüşlerdir.  Yöredeki misyonerlerin sosyal faaliyetleri ise, kiliselerde çalışmak, okullar ve sağlık kurumları açarak buralarda öğretmenlik ve hekimlik yapmak üzerine yoğunlaşmıştır.  Amerikan misyonerleri, Sivas’a Fransız ve İngiliz misyonerlerinden çok sonraları gelmelerine rağmen yörede çok etkili çalışmalar yapmışlardır.  Amerikan misyonerleri, 1810’da Boston’da kurulan American Board of Commissioners for Foreign Missions (ABCFM) isimli misyonerlik teşkilatına bağlı olarak Sivas’a 1855 yılında gelmişlerdir. Adı geçen teşkilat, çalışma alanı olarak Anadolu’yu 3 bölgeye ayırmış; Sivas, Ermeni Misyonu da denilen Batı Türkiye Misyonu içinde yer almıştır.5 Sivas’a gelen ilk Amerikan misyoneri, 1880’li yıllarda Sivas’ta Amerikan konsolosu olarak görev yapan Dr. Jewett’in babası M. Jewett’tir. Baba Jewett, bu görevi 1856 başlarından 1858’e kadar sürdürmüştür. Daha sonra Sivas’taki Amerikan Misyonerlik Teşkilatı’nın başına Dr. West getirilmiştir.  Mesleği cerrahlık olan Dr. West, ABCFM’nin Sivas yöresinde teşkilatlanmasını sağlayan en yetkili kişilerinden biridir. Doktor, 1876 yılında Sivas’ta vefat etmiştir.6 İkinci misyoner, yörede kurulacak okulları örgütlemekle görevli Miss Flavia Bliss’tir. Bliss, Sivas’ta bulunduğu yıllarda ateşli tifoya yaka-landığı için bir süre hizmet dışı kalmıştır. Edward Riggs, ömrünü misyonerliğe adayan bir babanın; ABCFM teşkilatının İstanbul yöresini örgütleyen ve 69 yıl Türk topraklarında misyonerlik yapan ilahiyat doktoru Elias Riggs’in oğludur. Elias Riggs’in, üç oğlu, 11 torunu, iki de torununun çocuğu Osmanlı topraklarında uzun süre misyonerlik yapmıştır.7 Edward Riggs, Sivas’a eşiyle birlikte gelmiştir. Riggs’in eşi, misyoner bir babanın; Dr. Dwight’in kızıdır. Riggs ailesinin, 1876 sonlarında Sivas’tan Merzifon’daki misyoner istasyonunda görev yapmak üzere tayinleri çıkmış; ancak Bayan Riggs, bir süre sonra izinli gittiği Hampshire’de geçirdiği bir tren kazasında ölmüştür.8 Sivas’ta görev yapan dördüncü misyoner Henry Perry’dir.  Adı geçen misyonerlerden başka, Sivas’a 1873 yılında gelen diğer bir misyoner ise, ilahiyatçı Albert Hubbard ve eşi Emma’dır. Hubbard’lar, Sivas’ta görev yapan misyonerler içinde 26 yıl gibi en uzun süreli kalan misyoner ailedir. ABCFM’in Sivas’taki istasyon şefi Dr. West ölünce, yerine teşkilattan bi-rinci derecede sorumlu olarak Albert Hubbard getirilmiştir.  Amerikan Hükümeti, ayrıca misyoner bir babanın oğlu olan ve babasının Tokat’ta misyonerlik yaptığı dönemde bu şehirde doğan Dr. Jewett’i 1886’da Sivas’a konsolos olarak atamıştır.9 Doğal olarak, konsolos Dr. Jewett, Sivas’taki misyonerlik teşkilatı ile yakından ilgilenmiş, bir süre sonra Albert Hubbard’ı kendi yardımcılığına getirmiştir.  Konsolos Jewett, muhtemelen Sivas’taki misyonerlik faaliyetleriyle, ya da azınlıklarla çok yakından ilgilenmiş olmalı ki, Bab-ı Ali, Amerika’nın Sivas’taki Konsolosluğu’nun kapatılmasını istemiştir. Bab-ı Ali’nin bu isteği, İstanbul’daki Amerikan Konsolosluğu’nca Sivas’a bildirilmiş; bunun üzerine Sivas’taki Konsolos Dr. Jewett, İstanbul’daki konsolos yetkililerine, Sivas Konsolosluğu’nun kapatılmasının Sivas’taki Amerikalıları, dolayısıyla bu ülkeye bel bağlayan azınlıkları zor durumda bırakabileceğini dile getiren bir mektup yazmıştır.10  Sivas’taki Birleşik Devletler Konsolosluğu. 20 Mart, 1887.  Sayın James D. Porter, Sekreter Yardımcısı, İstanbul Türk Hükümeti’nin Sivas’taki Konsolosluğu tanımama durumu üzerine Sivas’taki konsolosluğun kapatılması, benim İstanbul’a gelmemi belirten talimatınızı saygıyla karşılıyorum. Benim İstanbul’a naklim konusundaki kararınız, bazı yanlış anlaşılmalardan kaynaklandığı sebebiyle, bir süre daha beklemenizin yerinde olacağım düşünüyorum. Zira bu şartlar altında Anadolu’da bulunan Amerikalılara Konsolosluğun kapatılmasını ifade etmenin zor olduğunu belirtmek isterim. Konsolosluk bölgesinde, Amerika’ya güvenen yabancılar11 ve 25 ya da daha fazla Amerikan vatandaşı var. Bunların durumunu göz önünde bulundurmak gerekir. Ayrıca bu bölgede, eğitim amaçlı 100. 000. 000 dolar değerinde taşınmazımız bulunmaktadır (…).  Dr. Jewett Sivas’taki Amerikan Konsolosu  ABCFM teşkilatının önde gelen misyonerlerinden İngiliz asıllı seyyah Dr. Henry Van Lennep,12 Travels in Little Known Parts of Asia Minör adlı seyahatnamesinde 1860’ta geçtiği Sivas’taki misyonerlik çalışmalarının daha etkili olabilmesi için bazı temennilerde bulunmaktadır: “Burada ikamet eden iki misyoner aile ile karşılaştım; biri çok ünlü bir doktor cerrahtı. Atı misyoner aile de şehrin havasına alışamadığı için başka şehirlere gitmişler. Misyonerlerin bir şehirde oturma süresi genellikle 5 yıldır. Bu süre içinde lisan öğrenirler yöreyi tanırlar. Misyonerler gittikten sonra yerine geçecek yerli vekillere ihtiyaç vardır. Türkiye’ye misyoner seferleri 37 yıldan beri sürmektedir. Eğer burada şu ara iyi yetiştirilmiş insanlar bırakamazsak bunu başka bir zaman yapamayız. Burada ruhumuzu besleyen umuttur. Fakat gene de ben, İncil doktrini, iyi yetiştirilmiş yerli insanlarca beslenmez, sadece dışarıdan gelenlerle yönetilirse pek başarılı olamaz diyorum.”13  Sivas’taki Amerikan misyonerleri Protestan kökenlidir. Dolayısıyla ABCFM teşkilatının direktifiyle Sivas’ta 1850’li yılların başında ilk iş olarak Amerikan misyoneri Rev. P. O. Powers’in öncülüğünde Protestan Kilisesi kurulmuştur. Bu kilise, doğal olarak Gregoryen mezhebinden Protestanlığa dön-dürülecek Ermenilere hizmet vermeyi amaçlamıştır.14 Daha sonra ABCFM teşkilatı, Ermenilerin yoğun olarak yaşadığı yörelerde; merkez Sivas istasyonuna bağlı olmak üzere Kangal yakınlarındaki Mancılık köyünde, Zara, Gürün, Enderes (Suşehri), Divriği, Darende, Tokat ve Şebinkarahisar’da15 istasyonlar açmışlardır.  Sivas’taki misyonerler, Amerika’daki ABCFM genel merkezine gönderdikleri yıllık raporlarda bu istasyonlardaki çalışmalarından bahsederek Mancılık’ta köy halkının tamamına yakınını Protestanlığa döndürdüklerini, Ermeni Misyonu’nun en önemli dış merkezlerinden biri olarak takdim edilen Gürün’de, son yıllarda kendi kurdukları 3 okulda ve yanan bir kilisenin yerine yaptırdıkları yeni küçük kilisede, özellikle genç kız ve kadınlar üzerinde çok etkili olduklarını belirtmektedirler. Yine Sivas bölgesinin temel dış bölge istasyonu olarak algıladıkları Divriği’de işlerin yolunda gittiğini, Zara’da son anda yaptıkları temsilci değişikliği ile işi biraz düzelttiklerini, ancak bu ilçedeki en büyük engellerinin Campbelite ve Mormonlar olduğunu dile getirmişlerdir.16  Amerikan misyonerlerinin Sivas’taki faaliyetleri, azınlıklar için okul açmak, kitap yazmak ve satmak, sağlık kurumları oluşturarak hekim misyonerlerle halka sağlık hizmetleri vermek, taşradaki istasyonlara düzenli periyotlarla uğrayarak azınlıkların sorunları ile ilgilenmek, buralarda dinsel çalışmalar yapmak; Ortodoks ve Gregoryen kökenli azınlıkları Protestanlaştırmak gibi faaliyetler üzerine yoğunlaşmıştır.  Amerikan misyonerlerinin Sivas’taki en kayda değer eğitim faaliyeti, I. Dünya Savaşı’na kadar işlevini sürdüren Höllüklük semtinde kurdukları “Amerikan Koleji”dir.17  Diğer eğitim faaliyetleri ise, gerek Sivas merkezde, gerekse kazalarında olmak üzere Protestan toplumu adına kurdukları kız ve erkek okullarıdır. Vital Cuinet’in seyahatnamesinde, 1880’li yıllarda sancak merkezinde Protestan cemaatine ait toplam 431 öğrencinin eğitim gördüğü, 7 erkek, 1 kız okulunun mevcut olduğu belirtilmiştir.18  Sivas merkezde bulunan gerek Kolej’de, gerekse diğer Protestan okullarında sadece vilayet içinden değil, kazalardan da yatılı okumak üzere Hıristiyan ailelerin çocukları istifade etmiştir. Bu konuda, Sivas merkez istasyon şefi Albert Hubbard, okulların tedrisata başlayacağı dönem öncesi kazaları teker teker dolaşarak bu okullara öğrenci kayıt etmek için çaba sarf etmiştir. Bu çabayı, Hubbard’nı Sivas’ta yaşadığı dönemdeki hatıralarını içeren kitapta görmek mümkündür. Hubbard, Zara’da üç çocuğu olan bir Ermeni aileye misafir olmuş; çocukların annesinden oğullarını Sivas’a götürüp okutması için istemiştir. Fakat anne; “Öküzlerimize, ineklerimize kim bakacak. ” diyerek oğullarını vermek istemez, işin ilginç yanı, o gece ahırda yangın çıkmış, hayvanlar telef olmuştur. Bunun üzerine Albert, anneden ailenin çocuklarını Sivas’ta okutma sözü almıştır.  Yine bu teşkilat tarafından kurulan sağlık kurumları da vardır; bu kurumların en önemlisi, binası 1930’lu yıllara kadar aynı işlevle hizmet veren “Amerikan Hastanesi”dir.19  İngiliz seyyah Henry Tozer, Turkish Armenia and Eastern Asia Minör adlı seyahatnamesinde, 1878’de geçtiği Sivas’ta iki Amerikan misyoner aileyi Hubart ve Perry ailesini ziyaret ettiğinı belirtmiş, ayrıca adı geçen misyonerlerin “bankerlik” de yaptıklarından da söz etmiştir. “Sivas’ta konakladığımız süre içinde bu şehirdeki Amerikan misyonerleri Perry ve Hubbard’ı, bir miktar para almak için ziyaret ettik. Bunlar, İstanbul’daki sekreterlerinin yardımıyla biraz da para kazanmak amacıyla bankerlik de yapıyorlardı.”20  İncelediğimiz çeyrek asırlık süreçte Sivas, yoğun misyoner faaliyetlerine sahne olmuş, özelikle Amerikan misyonerleri, misyonerler için olağandışı bir süre sayılan 20-25 yıl gibi uzun süre bu şehirde kalarak Ermeni ve Rum azınlıkları Protestanlaştırmaya çalışmışlar, bu cemaatin çocukları için açtıkları okullara öğretmen ve kitap temin ederek yoğun bir eğitim faaliyetinde bulunmuşlardır. Bu kişiler, azınlık-yerli ayırımı yapmadan, onları Hıristiyanlığa ısındırmak amacı ve Türk resmî yetkililerinin de müsamahalarını kazanmak düşüncesiyle yörede yaşayan tüm ahaliye sağlık hizmetleri vermişlerdir. Ancak “dinden döndürme”, Hıristiyanlaştırma işinde Sivas’ta kaldıkları süreçte kendi ifadeleriyle21 Müslümanlar arasında “hiç de başarılı” olamadıklarım itiraf ermişlerdir.  ABCFM teşkilatının Ermeni ve Rum azınlıklar arasında Protestanlaştırma faaliyetlerinde ise, Sivas merkez hariç, kazalarda başarılı olmuşlardır. Merkezde başarılı olamamalarının nedeni, büyük ihtimalle Sivas merkezde Ermeni cemaatinin ileri gelenlerinin ve Fransız misyonerlerinin “Protestanlaştırma” çalışmalarını engellemeleridir.  Amerikan misyoner teşkilatının Sivas Sancak Merkezindeki başarısızlığını, Vital Cuinet’nin seyahatnamesinde, merkez kazanın nüfus verileriyle ilgili rakamlarda görmek mümkündür; Protestan nüfus sadece 93 kişidir.  Müslüman Sünnî: 22. 003 Müslüman Şii: 10. 501 Gregoryan: 8. 823 Protestan: 93 Katolik – 173 Ortodoks: 1. 529 Toplam: 43. 122  ABCFM’nin kazalardaki istasyonlarında yaptıkları çalışmalar, semeresini vermiş olmalı ki; Cuinet seyahatnamesine göre Protestan nüfus; Gürün’de 859, Divriği’de 1796, Enderes’te 1500 ve Zara’da 2502’ye ulaşmıştır.  NOTLAR 1 “The Hubbards of Sivas” adlı kitabın yazarı Edwin M. MARTIN, 1960’lı yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nin Ankara’daki elçiliğinde görev yapmıştır. Martin’in bir başka özelliği, eşi Emma-Rose’un misyoner Albert Hubbard’ın torunu olmasıdır. Martin, eşiyle birlikte, 1899 yılında görev yapağı sırada Sivas’ta vefat eden büyükbabaları Albert’in mezarını aramak için bu şehre gitmişler; ancak mezarı bulamamışlardır. Bkz. yazarın önsözü, s. 9. 2 Antik Dönemde yapılan Mon-Pharnac ve Linus mabetleri, Havari Thadee tarafından bir kısmı yapılan Surp Nişan (Aziz Haç) Manastırı. Bkz. Vital CUINET, La Turquie d’Asie, C.I, Paris, 1890, s. 670. 3 Geniş bilgi için bkz. Adnan MAHİRÖĞULLARI, “Vaspuragan-Sivas Takası”, Tarih ve Medeniyet, S. 42, Eylül 1997, s. 62-63. 4 Örneğin 1870’li yıllarda Sivas Merkez Sancağı’nın 547. 000 toplam nüfusu içerisinde yaklaşık 95. 000 Ermeni ve Rumlardan oluşan azınlık nüfusu vardır. Vital CUINET, a. g. e., C.I, s. 663, 5 Uygur KOCABAŞOĞLU, Kendi Belgeleriyle Anadolu’daki Amerika, Arba Yayını, II. Baskı, İstanbul, 1991, s. 94-95. 6 Edwin W. MARTIN, The Hubbards of Sivas, Fithian Press, Santa Barbara, 1991, s. 86. 7 KOCABAŞOĞLU, a. g. e., s. 42. 8 Edwin W. MARTIN, a. g. e., s. 61. 9 MARTIN, a. g. e., s. 151. 10 MARTIN, a. g. e., s. 152. 11 Yabancılar ifadesiyle, yörede yaşayan “Rum ve Ermeni azınlıklar”ın kastedilmesi kuvvetle muhtemeldir. Ayrıca 25 Amerikan vatandaşının hepsi Sivas’ta yaşamayabilir. Muhtemelen, Sivas bölgesine bağlı olarak Tokat ve Merzifon istasyonlarında görev yapan Amerikalılar bu rakama dâhildir. 12 KOCABAŞOĞLU, a. g. e., s. 99. 13 Henry Van LENNEP, Travels in Little Known Parts of Asia Minör, John Murray, C. I, London, 1870, s. 59-60. 14 MARTIN, a. g. e., s. 94. 15 O yıllarda Tokat ve Şebin Karahisar idari olarak Sivas Merkez Sancağı’na bağlı sancaklar, Darende ise Gürün Zara, Divriği gibi Sivas’a bağlı kaza statüsündedir. 16 MARTIN, a. g. e, s. 173, 177-178. 17 Müjgan ÜÇER, “Selçuklulardan Günümüze Sivas’ın Sağlık Hayatına Genel Bir Bakış”, Neoplazi, C. I,, S. 2, Sivas, 1992, s. 62-64. ; burada kullanılan Amerikan Koleji ve Hastanasi resimleri adı geçen dergiden alınmıştır. 18 Karşılaştırma açısından aşağıdaki rakamları vermekte yarar görüyoruz: Aynı seyahatnamede Müslümanlara ait 5 ilkokulda toplam 1047 öğrenci, Ermeni cemaatinin Sivas’ta çoğunluğunu oluşturan Gregoryenlerin (merkezdeki nüfusu: 8.823, kazalar dahil: 42.579) ise 11 okulunda 1020 öğrenci öğrenim görmektedir. Hâlbuki Sivas merkezde Protestan nüfus sadece 93 kişiden ibarettir (kazalarda toplam Protestan nüfus 14. 193’tür). Dolayısıyla yukarıdaki verilerden Sivas merkezdeki Protestan cemaatine ait 8 okulda öğrenim gören 431 öğrencinin büyük çoğunluğu Martin’in kitabında da belirtildiği gibi (s. l 14) Amerikan misyonerleri tarafından Sivas’a getirilen kazalardaki Protestan ailelerin çocuklarıdır. CUINET, a. g. e, s. 663, 665, 667, 669. 19 Müjgan ÜÇER, “Sivas Amerikan Hastanesi”, Yayımlanmamış Tebliğ, Sivas, 1999, s. 3-4. 20 Henry TOZER, Türkish Armenia and Eastern Asia Minör, Londra, 1881, s. 181. 21 1876 yılında Sivas’tan geçen İngiliz seyyah Fred Burnaby, seyahatnamesinde Sivas’taki üç Amerikalı misyonerden, isimlerini de zikrederek bahsederken şöyle demektedir: Üç Amerikalı misyoner (Perry, Hubart ve Riggs) ziyaretime geldi. Birkaç yıldır Anadolu’da yaşamaktaymışlar; Ermenilerden bazılarına mezheplerini değiştirmeyi başarmışlardı ancak tek bir Müslüman’ı dahi inancını değiştirmeye ikna edememişlerdi” Fred BURNABY, At Sırtında Anadolu, iletişim Yayınları, İstanbul 1999, s. 185, 190.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İlginizi Çekebilir
Sızır Şelalesi nerede, Nasıl gidilir?

Sızır Şelalesi nerede, Nasıl gidilir?

29 Haziran 2016
5.518 views
Sivas Sıcak Çermik Kaplıcaları

Sivas Sıcak Çermik Kaplıcaları

07 Haziran 2016
7.798 views
Gürün Gökpınar Gölü

Gürün Gökpınar Gölü

04 Mayıs 2016
1.709 views
Sivas Termal ve Yaşam Merkezi

Sivas Termal ve Yaşam Merkezi

20 Nisan 2016
3.779 views
Sivas’ta gezip görülecek 15 yer

Sivas’ta gezip görülecek 15 yer

28 Kasım 2015
14.086 views
Sivas otelleri; Sivasotel.com’da.

Sivas otelleri; Sivasotel.com’da.

15 Kasım 2015
656 views
Bunlar da var!
Zara Çarşı Camii

Zara Çarşı Camii

28 Eylül 2012
251 views
Sivas bıçak ve neşterleri

Sivas bıçak ve neşterleri

21 Ocak 2011
482 views
Koyulhisar Eğriçimen Şenlikleri 2012

Koyulhisar Eğriçimen Şenlikleri 2012

26 Ağustos 2012
122 views
Hilton Garden Inn Sivas

Hilton Garden Inn Sivas

30 Ocak 2017
788 views
2015 Sivas Kaplıcaları Fiyatları

2015 Sivas Kaplıcaları Fiyatları

18 Mart 2015
178 views
Koyulhisar’da gezilecek yerler

Koyulhisar’da gezilecek yerler

17 Nisan 2011
806 views
Behrampaşa Hanı

Behrampaşa Hanı

01 Haziran 2011
98 views
Hafik İnköy Gezisi

Hafik İnköy Gezisi

05 Ağustos 2011
70 views
2011 Gürün Festivali

2011 Gürün Festivali

07 Şubat 2012
78 views
Yandex.Metrica