Mustafa Kemal Paşa ile Fatma Seher (Kara Fatma)'in Sivas görüşmesi | Sivas.im : Sivas Gezi Rehberi


Sivas Rose Garden Kır Düğün Salonu

Mis Döner neden kapandı?

Sivas Düğün Fotoğrafçısı açıldı

Sivas Termal Fiyatları

Mustafa Kemal Paşa ile Fatma Seher (Kara Fatma)’in Sivas görüşmesi

Gezi 13 Ekim 2012
127 views

Mustafa Kemal Paşa ile Kara Fatma hanım arasında geçen konuşma ve diyaloglar tarihe adeta ışık tutar nitelikte. Bu güzel eser Necip Günaydın’ın kaleminden sizlerle buluşuyor.

Mustafa Kemal Paşa ve Temsil Kurulu 2 Eylül – 18 Aralık 1919 günleri arasında Sivas‘ı milli mücadele merkezi yaptılar ve bu şehirde kaldılar. Yaklaşık dört ay süren bu devrede Sivas pek çok tarihi olaya şahitlik yapmıştır. Bu tarihi olaylardan biri de Mustafa Kemal Paşa ile kadın kahramanlarımızdan Kara Fatma’nın Sivas’ta yaptıkları görüşmedir.

Bu görüşmeye geçmeden önce Fatma Seher’in hatıralarına değinmek istiyorum. Fatma Seher hanım 1944 yılında hatıralarını yayımlamaya karar verir ve İstanbul Aydınlık Basımevi’ne başvurarak “İstiklal Savaşında Kara Fatma” adıyla 15 sayfadan ibaret bir anı kitabı ortaya çıkar. Ancak baskı hatalarının fazlaca olması nedeniyle bu yayını beğenmeyen Fatma Seher hanım aynı yıl, aynı isim ve muhteva ile kitabını bu defa İstanbul Milli Mecmua Basımevinde baskı hataları olmaksızın tekrar neşrettirir.1

Fatma Seher (Kara Fatma) Kimdir?

Erzurumlu Yusuf Ağa’nın kızıdır. Kocası Binbaşı Derviş Erden Mondros Ateşkesi sonrası günlerde vefat etmiştir. Birinci Dünya Savaşı’nda binbaşı eşi ile birlikte Edirne Yanıkkışla’da bulundu. Birlikte mücadele verdi. Eşinin vefatı üzerine Erzurum’a döndü.

Erzurum’da ve Van’da kardeşleri Ermeniler tarafından şehit edilen 43 kadını silah arkadaşı yaparak Ermenilere karşı savaşmıştır.

Memleketin kara günlerinde, bütün kadınlığı gönülden temsil eden, vatan için, istiklal için kahramanca vuruşan ve endişeli günlerimizin sayılı kahramanlarındandır. Memleketi tehlikede gören genç kadın, işgal kuvvetlerinin sıkıcı karanlığına dayanamayarak “Kadın isem de Türk değil miyim?” diyerek geldiği İstanbul’a sığmaz.

İzmit, Hendek, Düzce yöresinde ayrıca Sakarya Savaşı ve Büyük Taarruz’da görev alarak çetesiyle birlikte fiilen savaşa katılmıştır. Üsteğmen rütbesine kadar yükselmiştir.

Bir savaş sırasında göğsünden yaralanmıştır. Harp tarihi ile ilgili belgelerde başarılarından söz edilmektedir. ‘Fatma Seher ile Kara Fatma ile farklı kişiler olarak algılanmışsa da bugün eldeki bilgi ve belgelerle aynı kişi oldukları konusunda herhangi bir tereddüt kalmamıştır.

Giriştiği savaşlardan kalan hatıraları aldığı iki yara ve kırmızı kurdeleli harp madalyasıdır.

Vatana hizmet tertibinden kendisine 1954 yılında maaş bağlanmış, 1955’te Erzurum’da vefat etmiştir.3

Fatma Seher hanım üsteğmenlik maaşını Kızılay’a terk etmiştir. Anılarını yayımladığı kitabının son bölümünde özel bir sayfa ayırarak şunları yazmıştır:

“Üsteğmenlik maaşımı ne için Kızılay’a terk ettim?
Vatanımın büyük kurtarıcısı Ebedî şefin, layık olmadığım büyük iltifatı beni son derece sevindirmişti. Esasen bütün emel ve arzum yapmış olduğum hizmetten hiçbir menfaat beklemiyordu. Bu itibarla taltif edilmiş olduğum rütbemin mukabilinde verilecek maaşımı Kızılay’a terk etmekle son vatanî vazifemi yaptım.”

Anılarının son bölümünde yine özel bir sayfada şu satırları okuyoruz:

 

“MUHTEREM VATANDAŞLARIM:
Yurtdaşlarımın bana göstereceği yüksek alaka ve hamiyetlerine güvenerek pek muztarip olarak yaşamakta olduğum gayrikabili tahammül bu acı günlerime nihayet verebilmek emelile ve hatıratımı neşretmek mecburiyetinde kaldığımı teessürle arzederim. Kara Fatma.”

Mustafa Kemal Paşa ve Kara Fatma’nın Sivas’ta Görüşmeleri

Fatma Seher, Sivas’a gelmeden önceki duygularını, Sivas’a gelişini ve yaptığı tarihi görüşmeyi anılarında şöyle anlatır: (İmla ve yazım değişikliği yapılmadan aynen aktarılmıştır)

“Osmanlı Devleti Cihan harbinde mağlup çıktıktan sonra yurdumuzun düşman tarafından işgalinde İstanbul’da bulunuyordum ve tam otuz yaşında idim. Daima zaferden zafere koşan ecdadımın ahfadı olan bütün vatandaşlarımın bu esarete karşı duydukları hicran ve elemi beraber yaşıyorduk. Varlığını ve benliğini kaybetmemiş Türk milletinin geçirdiği bu esaret felaketinin ıztırabına tahammül etmeğe imkan kalmamıştı ve sui tesadüf bu felakete munzam olarak rahatsız yatıyordum. Bu esaret felaketi hastalığımı unutturmuştu. Bu güzel yurdumun bir an evvel hürriyetine ve istiklaline kavuşmasına sabırsızlanıyor, maneviyat ve imanımda kuvvetli yer almış olan bir şey varsa o da vatandaşlarımın arasında vatanperver bir kahraman zuhur ederek bu karanlığı aydınlatacağından emindim. İşte rabbimin bana verdiği bu ilhamda yanılmamış ve Türk milletinin kurtarıcısı büyük Atatürk’ün Sivasta faaliyete geçtiğini haber aldığım dakikadan itibaren duyduğum sevinci tariften acizim ve ilk işim kısa bir hazırlıktan sonra Sivasa müteveccihen hareket etmeği kararlaştırdım. Hemen yola çıktım ve Gülcemal vapurile Samsuna oradan da Sivasa vardım.

Sivasta Türk milletini esaretten kurtarmak için ilk karargâhını Sivasa kuran büyük kurtarıcı Atatürk’ün yanına varmak pek ehemmiyetli bir mesele idi. Ã?ünkü kuvvetle muhtemel bir suikasdi önlemek için sıkı bir kontrol ve tarassut tesis edilmiş idi. Mustafa Kemal huzuruna çıkabilmek için muhtelif kıyafete girerek üç günlük bir mücadeleden sonra devamlı takibim neticesi olarak öğle yemeğine davetli bulunduğu bir yere giderken yolda yakaladım. Üzerimde çarşaf ve yüzüm de peçe ile kapalı idi. Kendisile bir mesele hakkında görüşmek istediğimi söyleyince ilk defa sert bir lisan kullanarak ‘ne görüşeceksin’ mukabelesinde bulundular. Kalbimdeki vatan aşkı bu sert muameleye galip gelerek derhal peçemi kaldırdım ve İstanbuldan buraya kadar sizinle görüşmek için geldiğimi maruzatımın bir dakika için dinlenmesini ısrarla rica ettikten sonra pek yakınımızda bulunan küçük bir lokantaya beni kabul ettiler ve orada kendisinin ayaklarına kapanarak hem gözlerimden kanlı yaşlar akıyor, hem de bu aziz vatanı kurtaracak sensin, bütün millet senin emrini bekliyor; demiştim.

Atatürk kendi ellerile beni yerden kaldırarak alnımdan öperek:
– Adın ne?
– Fatma.
– Sen silah kullanmasını bilir misin ?
– Bilirim.
– Ata biner misin ?
– Binerim.
– Harpten, ateşten korkar mısın ?
– Muharebe bana düğündür Paşam.

Atatürk bana daha başka şeyler sordu. Cevaplarımdan hoşlanmış olacak ki: Şu dakikada bütün kadınlarımız senin gibi olsa idi Kara Fatma diyerek bir daha alnımdan öptü ve işte o dakikadan itibaren adım Kara Fatma kaldı ve kendi elile yazdığı kağıdı vesika olarak bana verdi, sıkışık vaziyetlerde işine yarar haydi göreyim seni verdiğim talimatı unutma, bir an evvel İstanbula git, hazırlan ve hemen işe başla dedi ve sırtımı sıvazlayarak beni kapıya kadar uğurladı.
Sevincimden deliye dönmüştüm. Sivas bana dar geliyordu ve hiç kimseye bir şey söylemiyordum. Derhal İstanbula müteveccihen yola çıktım.”4

İstanbul’a dönen Fatma Seher tanıdığı ve güvendiği delikanlıları etkileyerek 15 kişilik bir çete kurmuş. Ã?etesinin elemanlarını köylü kıyafetine sokarak dağınık bir halde Haydarpaşa’dan trene bindirerek İzmit’e inmişler. Kim olduklarını soranlara -aralarında daha önce anlaştıkları gibi – Erzurum muhaciri olduklarını, buralara iş için, çalışmak üzere geldiklerini söylemişler. Bu şekilde İzmit’in köylerine giderek gizlice bir yandan propaganda yoluyla insanlara millî mücadele bilinci kazandırmışlar diğer taraftan işlerine yarayabilecek delikanlıları etkileyerek sayılarını artırmaya çalışmışlar.

İzmit civarındaki ilk vardıkları Gülbahçe köyünün eşrafından Murat Ağa ile kısa bir sürede anlaşmışlar. Kendisine tam bir güven sağladıktan soma Fatma Seher: “Biz Mustafa Kemal’in çetesiyiz ve ben reisiyim” deyince Murat Ağa yerinden fırlayarak Fatma hanımın ellerine sarılmış ve: “Senin gibi Türk kadınları oldukça Türk milleti zeval görmez ve görmeyecektir. Sen dünya ve ahiret kardaşım ol ve bana emret ne istiyorsan yapacağım” diyerek tam bir mertlik göstermiş.

Bu şekilde sayıları 96 kişiye ulaşmış, bütün ihtiyaç ve noksanlarını tamamlayarak karargahlarını başka yerlere nakleden Kara Fatma Ã?etesi, millî ordunun birlik komutanlarının emrinde çeşitli yörelerde sıcak savaş ortamına girdi ve İstiklal Savaşı bitinceye kadar kahramanca mücadelelerin içinde yer aldı.

Kara Fatma ve çetesinin gösterdiği kahramanlıklar Mustafa Kemal Paşa tarafından farkedildi. Cepheden Ankara’ya davet edildi. Yapılan bir silah atma yarışında birinci olduğu için Mustafa Kemal tarafından sigara tabakası ile ödüllendirildi. Ayrıca teğmenlik rütbesi verildi.

Afyon civarındaki Sürmeli köyünde bulunan düşmana müfrezesi ile taarruz ederken, düşman mevzilerine sokulduğu bir sırada atılan bir kementle yakalanır. Atı ise şahlanarak Türk tarafına kaçar. Hapsedildiği yerden kaçmayı başaran Fatma Seher, tekrar birliğinin başına geçer. Bu esirlik olayı sonrası üsteğmenliğe terfi ettirilir.

Millî mücadelede yer alan kahraman kadınlarımızın başında gelenlerden Fatma Seher (Kara Fatma) hanımı, hatıralarından faydalanarak Sivas’la olan bağlantısı da dikkate alınarak tanıtmaya çalıştık. Ana, bacı ve kardeşlerimizin örnek alması icabeden, binlerce kahraman kadınımızdan biri olan Kara Fatma, sembol bir isim olmayı hak etmiştir. Sivas’ında tarihi bir görüşmeye mekan olması bizler için ayrı bir heyecan sebebi olmuştur.

Kara Fatma ve diğer kahraman Türk analarının ruhları şad olsun.

1 Fatma Seher, İstiklal Savaşı’nda Kara Fatma, İst. Aydınlık Basımevi, 1944. (Millî Kütüphane, 1944 AD 2588)
2 Fatma Seher, istiklal Savaşında Kara Fatma, ist. Millî Mecmua Basımevi, 1944 (Millî Kütüphane, 1944 AD 2506) Konu ettiğimiz Kara Fatma dışında aynı isimle tanınan iki kadın kahramanımız daha vardır: 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı’nda (93 Harbi) Aziziye Tabyasında savaşan Kara Fatma, ve yine istiklal Savaşı yıllarındaki Kavaklıdere Köylü Fatma Hanım.
3 Cahit Ã?aka, Tarih Boyunca Harp ve Kadın, Ank., 1948, s. 67. ; Şefika Kurnaz, Cumhuriyet Öncesinde Türk Kadını, MEB Yay, ist. 1997, s. 170-171. ;Aynur Mısıroğlu, Kuvayı Milliye’nin Kadın Kahramanları, ist. 1976, s. 84-87. ; Zehra Celasin, Tarih Boyunca Kadın, ist. 1946, s. 156. 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı’nda (93 Harbi) Aziziye Tabyasında savaşan Kara Fatma ve yine istiklal Savaşı yıllarındaki Kavaklıdere Köylü Fatma Hanım.
4 Kara Fatma, İstiklal Savaşı’nda Kara Fatma, Millî Mecmua Bas, İst., 1944, s. 3-6.

En çok bunlar arandı

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İlginizi Çekebilir
Sızır Şelalesi nerede, Nasıl gidilir?

Sızır Şelalesi nerede, Nasıl gidilir?

29 Haziran 2016
6.296 views
Sivas Sıcak Çermik Kaplıcaları

Sivas Sıcak Çermik Kaplıcaları

07 Haziran 2016
8.499 views
Gürün Gökpınar Gölü

Gürün Gökpınar Gölü

04 Mayıs 2016
1.809 views
Sivas Termal ve Yaşam Merkezi

Sivas Termal ve Yaşam Merkezi

20 Nisan 2016
3.934 views
Sivas’ta gezip görülecek 15 yer

Sivas’ta gezip görülecek 15 yer

28 Kasım 2015
15.605 views
Sivas otelleri; Sivasotel.com’da.

Sivas otelleri; Sivasotel.com’da.

15 Kasım 2015
670 views
Bunlar da var!
Sivas’ta Gezin, görün, yiyin

Sivas’ta Gezin, görün, yiyin

29 Ocak 2012
92 views
Yalnızsöğüt Köyü

Yalnızsöğüt Köyü

06 Mart 2012
185 views
Emirhan Kayalıkları – Ballıkayalar

Emirhan Kayalıkları – Ballıkayalar

29 Eylül 2010
561 views
Selçukluların bir zaman ki merkezi SİVAS

Selçukluların bir zaman ki merkezi SİVAS

17 Ağustos 2011
2.540 views
THY ile Sivas’a 44 liraya uçun

THY ile Sivas’a 44 liraya uçun

16 Şubat 2012
56 views
Zoğallı Köyü – Zara

Zoğallı Köyü – Zara

04 Aralık 2011
318 views
Hafik Festivali başlıyor

Hafik Festivali başlıyor

07 Temmuz 2011
54 views
Büyük Sivas Konseri

Büyük Sivas Konseri

26 Mart 2011
120 views
Sivas-Antalya Uçak Seferleri

Sivas-Antalya Uçak Seferleri

31 Mayıs 2013
66 views
Yeni kıyafetler Jack Wolfskin

Yeni kıyafetler Jack Wolfskin

19 Şubat 2011
215 views
Yandex.Metrica